Anasayfa / Gündem / Songül Bilgili; Türk Bayrağını Havalandırmak Her İnsana Kısmet Olmaz

Songül Bilgili; Türk Bayrağını Havalandırmak Her İnsana Kısmet Olmaz

Karete Budoki-do  Kyokushin Sporu Antrönörü Songül Bilgili, Serhat Yaşam Dergisine Spora nasıl başladığını ve başarı öyküsünü anlattı.

Serhat Yaşam: Songül Bilgili kimdir? Kendinizden bize bahsedermisiniz?

Songül Bilgili: Ardahan ili Hanak ilçesinin Koyunpınar köyünde 1972 yılında doğdum. İlkokulu köyümde okudum. Birinci sınıfta iken babamı kaybettim. Babamın kaybıyla daha da zorlaştı. O zamanlar köyde yokluk fakirlik vardı. Okuma imkânı yoktu. Köyde dikiş nakış kursları açılmıştı. Biraz devam ettim, malzeme alacak paramız yoktu, onu da bırakmak zorunda kaldım. Köyde kış aylarında halı kilim örülüyordu. Üç yıl halı kilim örmeye devam ettim az da olsa para kazanıyordum, o zamanlarda eşimle tanıştım. Bir yıllık tanışma sürecinde evlendim. Üç yıl köyde oturdum. Oğlum doğdu, oğlum bir yaşındaydı, İstanbul’a gelmeye karar vermiştik. Yol paramız dahi yoktu.Düğünde takılan altınları bozarak yol parası yapmıştık. İstanbul Esenyurt ilçesi İncir tepe mahallesinde beş yıl oturdum. 17 Ağustos 1999 depreminde kirada oturduğum evim tamamen yıkılmıştı. Üç ay sokak da yaşadık, yakınlarımın desteğiyle Şişli’de iş imkanı buldum. Eşimle birlikte çalıştık. Eşim emekli oldu ben çalışmaya devam ediyorum. Bu süreçte birde kızım oldu. İki çocuğum var oğlum Akdeniz Üniversitesini okudu şu an asker kızım da Lisede okuyor.

Serhat Yaşam: Karete Budokido sporuna nasıl başladınız?

Songül Bilgili: Karete Budoki-do sporuna başladığım tarihi net hatırlayamıyorum. Çok uzun zamandır spor yapıyordum ama o bana yetmiyordu, arayıştaydım birden fazla spor dalını denedim ama olmadı. Komşunun oğlunun karete’ye gittiğini öğrendim. Bundan önce köyde iken abim’in bize getirmiş olduğu Karate  kitabında ‘’Öğrenip kendinizi savunun’’ demişti ama Çince yazıyordu bazı hareketler vardı. Hiçbir şey anlamadım bakmakla öğrenilmiyordu. Komşumun oğlun’un Karate’ye gittiğini öğrendiğimde çok mutlu olmuştum. Tam da  aradığımı bulmuştum ve o çocukla gidip  kaydımı yaptırdım. Mahallede arkadaşlarım ve çocukları teşvik ederek topluca gittik. Karete yapmaya başladıktan bir süre sonra arkadaşlar birer birer bıraktılar. Ama ben devam ettim. Karete salonunda, beyaz elbise, hareketler ve  teknikler çok hoşuma gitti. Sert vuruş severim. Karete sert bir spordur. Zor oluyordu gündüz çalış, o akşam spor yap ama bıkmadım, kar kış soğuk dinlemedim. Bu yıllar içinde dinlenmeye ihtiyacım vardı.  Ama bir kere Karete’yi  sevmiştim. Bu arada kızım doğdu, neredeyse salonda büyüdü. O dönem zordu, bütün gün çalışıp, akşam kızım kucağımda salona gidiyordum,1,5 saat çalışıyordum, yorucuydu ama keyif alırdım. Bu arada kendime hedef koymuştum, kuşak sınavların olduğunu fark ettim. Bu sınavlar üç ayda bir yapılırdı, kuşak sınavına girdim kendimi ödüllendirme adına, bu böyle yıllarca devam etti. Nihayet siyah kuşağa ulaşmıştım. Önce asistanlıkla çalışmaya başladım, yardımcı Antrenör olarak devam ettim. Bu arada Karete ile kalmadım. Wushu Kungfu’ya girdim. O dalda Antrenörlük aldım, hakemlik aldım, kademe duan aldım artık Karete Wushu Kungfu Her iki dalda Eğitmenliğim var. Antrenörüm, artık buraya kadar yükseleceğimi tahmin etmemiştim. Amacım  sadece spor yapmaktı, şimdi bu kademeler üstüne milli sporcu oldum. Avrupa maçlarına katıldım Kata da 3. oldum Kumite de 2.oldum, çok mutlu olmuştum. Allah bana nasip etmişti. Türk bayrağını göklere kaldırmak ve istiklal marşını okutmak, çok güzel bir duyguydu. Benim için Manevi yönü çok yüksekti ve mutluluktan hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Türk bayrağını havalandırmak her insana nasip olmaz ama bütün engellere rağmen bunu ben yapmıştım.  İşte Karete bana öz güven kazandırdı. Kadın olup ‘’sporu genelde erkekler yapar, kadınları ön plana almazlar’’, spor hayatımda çok engel kondu bana, çok yerde engellendim ama ben sert ve merttim ve ben bunu yapabilirdim. Ne mutlu bana kendimle gurur duyuyorum ve benim gibi kızlarımıza öncü olup, güçlü olmayı başarmak hedefim. Önce kendi kızıma sonra diğer kız çocuklarının  yetişmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Başarırız bunu ben başardıysam, her çocuğun başaracağını düşünüyorum.

Serhat Yaşam: Karete Budoki-do Kyokushin sporu yapmak isteyen gençlere neler önerirsiniz?

Songül Bilgili: Gençlerin Karete Budoki-do Kyokushin sporunu yapmalarını çok isterim. Gençlere ve çocuklara çok faydası vardır. Öncelikle içine kapalı olan gençler ve çocuklar, faydaları saymakla bitmez. Üniversite düzeyi bir eğitimdir, artistik gösterisi, kıyafeti ve  tekniği olarak çok iyidir. Vücudumuzun her alanını çalıştırıp, kendini savunuyorsun, ruhunu ve bedenini, sinir sistemini kontrol ediyorsun, disiplini, saygıyı, sevgiyi, iyi mücadele etmeyi, sosyalleşmeyi öğreniyorsun. Maçlara da çıkıyorsun tabii, Tatami de dövüşüyorsun, maçın bitiminde doyasıya sarılıp derece yapan arkadaşını kutluyorsun. En güzel yanı dost oluyorsun. Disiplini yüksek bir spordur, yaşları ne olursa olsun, bu sporla tanışmalarını gönülden isterim.

Serhat Yaşam: Ülkemizde spora olan ilgiyi yeterli görüyor musunuz?

Songül Bilgili:  Ülkemizde spora olan ilgiyi yetersiz görüyorum. Ülkemizin büyükleri ve söz hakkı olanlar spor eğitimine ağırlık vermeli ve teşvik etmeli, yardım ve destek sağlanmalı diye düşünüyorum. Okullarda dersler konulmalı, Uzak Doğu Sporlarının dallarında ve okulda olmalı. İmkânı olan çocuk salona ücret ödeyerek geliyor ama imkânı olmayan çocuk gelemiyor ondan dolayı okullara bu spor konmalı.

Serhat Yaşam:  Pandemi sürecinde spor salonları nasıl bir süreç geçiriyor? Spor salonları hangi sıkıntıları yaşıyor?

Songül Bilgili: Pandemi sürecinden önce spor salonlarında  zaten sıkıntılar vardı. Pandemi iyice zorlaştırdı, salonlar kiralarını ödeyemez oldular. Günlük temizlik, dezenfekte yapılmaya başlandı. Salonda kullanılan malzememiz kısıtlıydı. Pandemi de kişiye özel olmalıydı, malzemelerin çok pahalı olması ailelerin imkânlarını zorluyordu. Aidatları  zor ödüyorlardı. Pandemi,  aileleri korkutmuştu uzun süre çocuklarını salona göndermediler. Farkında olan aileler, çocuklarda duruş bozukluğu, algı bozukluğunu fark edenler çocuğunu salona gönderdiler. Gelmeyenler aidatları ödemediler kiralar devam ediyor. Başka iş yapmayan sadece spor salonu ile geçimini sağlayan Antrenör arkadaşlarımız var, durumları çok kötü Allah yardımcıları olsun.

Serhat Yaşam: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Songül Bilgili: Son olarak ülkemizi bu Koronavirüs belasından kurtulması eskisi gibi normalleşmesini diliyorum. Beni tanıyan tanımayan bütün hemşerilerime sağlık ve  huzur içinde spor yaparak sağlıklı bir yaşam diliyorum.

 

Göz Atın

Ardahan Belediyesi, Antalya’daki Yangına Destek İçin Ekip Gönderdi

Ardahan Belediyesi başta Antalya Manavgat ilçesi olmak üzere Akdeniz bölgesinde devam eden yangınlara mücadele için …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir