Anasayfa / Gündem / Onur Bayraktar: Ekonomik kriz insanlarımızı yoruyor ama harekete geçirmiyor

Onur Bayraktar: Ekonomik kriz insanlarımızı yoruyor ama harekete geçirmiyor

Avukat Onur Bayraktar, Serhat Yaşam Dergisi imtiyaz sahibi Erkan Sarıkaya’ya memleketi Ardahan ve ülke gündemi hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Serhat Yaşam: Onur Bayraktar kimdir? Kendinizden bize bahsedebilir misiniz?

Av. Onur Bayraktar: 1975 Ardahan Posof doğumluyum. İlk, Orta ve Liseyi Posof’ta bitirdim. Daha sonra  Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanarak Ankara’ya geldim. Fakülteyi bitirdikten sonra da doğrudan Avukat oldum. Halen Ankara’daki kendi büromda Avukatlık mesleğimi devam ettiriyorum.

Serhat Yaşam: Son dönemde yargının tarafsızlığı çok tartışılır hale geldi. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Av. Onur Bayraktar: Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Adalet teşkilatı sıkıntılı bir kurumdur. Her dönemin egemenleri kimse adeta onların tetikçiliğini yapar olmuştur. Cumhuriyet’ten sonra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda inişli çıkışlı bir seyir izlemekteyiz. Bir kere yargı, vatandaşın karşısında devleti korur savunur bir görünüm izlemekten çıkmalı ya tamamen tarafsız durmalı ya da ille de bir yerde duracaksa devletin karşısında daha zayıf olan vatandaşın lehine tutum takınmalıdır.  Tüm yaşananlara rağmen ilerleme kaydettiğimiz yönler bulunmaktadır. Ama hala olması gerektiği düzeyde olduğunu düşünmek mümkün değildir. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı direkt olarak vatandaşın hakkı hukukuyla ilgilidir. Bu yüzden her şeyden önce vatandaşın bu mücadeleye sahip çıkması gerekmektedir.

Serhat Yaşam: Doğal güzellikleri ile ünlü Posof ilçesinde insanlar göç ediyor. Bu durumu nasıl görüyorsunuz? Sizce neler yapılabilir?

Av. Onur Bayraktar: Kırsal Bölgelerden metropollere göç sadece Posof’un sorunu değil Türkiye’nin genel bir sorunudur. Başkent Ankara’nın bazı ilçelerine dahi gittiğinizde, gençlerin ellerindeki işi gücü bırakıp kent merkezine göç ettiğini, bu yüzden geriye yalnızlaşmış yaşlıların kaldığını görürsünüz. Tabi bu durum bizim memleketimizde daha erken ve sert bir şekilde  yaşandı. Bunun bilinçli olarak ve bir devlet politikası olarak yapıldığını düşünüyorum. Çünkü insanları Büyükşehirlerde toplayarak ucuz iş gücü sağlandı. Ayrıca toplumu büyükşehirlerde belli sistemler içine sıkıştırıp kontrol altında tutmanın daha kolay olduğunu, devletin bu yönde bir tercih kullandığını düşünüyorum. Şimdi ise büyükşehirler kapasitelerini aşmış gibi görünmektedir. Ayrıca son dönemde yaşanan Covid19 salgını gibi olaylar metropol yaşamının toplum açısından riskleri olduğunu çok net ve sert bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Diğer yandan kırsal üretimin kent yaşamını destekleme imkanı artık çok zorlaşmıştır. Unutulmamalıdır ki bu memleketin büyükşehirlerde yaşayan insanları, geçmişte yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik buhranları kırın kenti desteklemesiyle atlatabilmiştir. Hatırlarsanız bahar aylarında büyükşehirlerden Ardahan’a otobüsler dolu gelirdi. Güzün de Ardahan’dan büyükşehirlere otobüsler dolu gider, otobüslerin bagajları patatesten una kadar temel gıda malzemeleriyle dolu olurdu. Şimdi ise kırın kenti desteklemesi git gide ortadan kalktığından ekonomik buhranları atlatmamız iyice güçleşecektir. Umarım ki Brezilya’da Arjantin’de yaşanan isyan ve yağmaları yaşamak durumunda kalmayız. Bu yüzden devletin şimdi tam tersini teşvik ettiğini görmekteyiz.  Devlet insanları kırsal bölgelere geri gönderip tarımsal üretimi artırmak ve tarım sektöründe yaşanan işgücü kıtlığını aşmak istemektedir. Herkesin memleketi ile bağını sağlıklı bir şekilde yeniden kurması, devletin de kırsal bölgelerdeki yaşam standardını ve konforu artıracak projeler geliştirmesi lazımdır. Ben memleketimle bağımı koparmamaya çalışıyorum. Bizim Anne, Babamız Posof’ta olduğu için zaten sürekli gidip geliyoruz.

Posof özelinde konuşmak gerekirse Posof Ardahan’ın en şirin, en güzel yerlerden bir tanesidir. Posof Doğası ile farklı bir güzelliği barındırıyor. Posof’un bu özelliğinin tüm bölge tarafından etkin bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Hatta şöyle bakmak lazım, Ardahan için bir şey düşünüldüğünde diğer ilçelere etkisi ne, onların katkısı ne olur, Posof için bir şey düşünüldüğünde de yine ilin ve diğer ilçelerin etkisi ve katkısı ne olur diye düşünmek ve ona göre planlamalar yapmak lazım. Çünkü bölgenin en önemli sorunu en başta nüfus azlığıdır. Bu yüzden tüm ilin nüfusu, birbirileriyle ilişkili olarak düşünülmelidir. Damal’da ki vatandaşın Çıldır’a, Göle’deki vatandaşın Posof’a gitmesi için sebepler bulunmalıdır. Bunu da ekonomik ve fiziki yatırımların yanında sosyo kültürel yatırımlarla sağlayabiliriz. Yatırım denilince hep ekonomik yatırımlar akla gelmekte ve yapılmaktadır. Ancak sosyo kültürel yatırımlar göz ardı edilmektedir. Oysa ki insanları bir arada tutan, insanları memleketlerinde tutan en önemli unsur kültür üretimidir. İnsanlar ve özellikle de gençler yaşadığı yerlerde kültür üretimi yapamıyorlarsa, sosyal yaşamlarını interaktif bir şekilde geliştiremiyorlarsa orada durmuyor, bunları elde edebilecekleri ni düşündükleri büyükşehirlere gidiyorlar. Bu yüzden bölgenin yerel kültürünü çağımıza göre yeniden işlemeli, yeni kültür üretimleri sağlamalıyız. Mesela aklıma ilk gelen şeylerden biri Ardahan atlı cirit ligi kurulabilir, bunun için tüm ilçelerde takımlar kurulabilir. Ya da kış sporları doğa sporları için bölge insanının katılabileceği ve bölgede yerel olarak yaşatabileceği projeler geliştirilebilir. Bunlar yağılabilirse bölgenin turizm potansiyeli de değerlendirilebilir. Mevcut durumda bölgeye turist gelse turistlere ne sunabiliriz, onları nasıl güzel vakit geçirttirebiliriz diye kara kara düşünürüz.

Serhat Yaşam: Erken seçim ihtimali görüyor musunuz?

Av. Onur Bayraktar: Erken seçim ihtimali fazla görmüyorum. En erken 5-6 ay öncesi olabilir diye düşünüyorum. Mevcut iktidarın erken bir seçim isteyeceğini zannetmiyorum. Yaşanan toplumsal ve siyasi gelişmeler ile Ekonomik kriz insanlarımızı yoruyor ama bir türlü harekete geçirmiyor. Böyle enteresan bir durumla karşı karşıyayız ve bunu anlamak hakikaten çok zor. Yaşadığımız süreç eminim ki ilerde tez konusu, araştırma konusu olacaktır.

Serhat Yaşam: Son dönemde yaşanan ekonomik krizi nasıl görüyorsunuz?

Av. Onur Bayraktar: Şimdi kent yoğun bir nüfus ile ülkedeki yaşam daha zorlaştı. Az önce de anlattığım gibi eskiden köylerden Büyükşehirlere destek olurdu. Artık köyler ile şehirler arasındaki bağ da yavaş yavaş kopmaya başladı. Ülkemizde son dönemde bazı şeylerin aksadığını bazı şeylerin de hiç yürümediğini görüyoruz. Demek ki iktidarın bazı uygulamaları işe yaramamaktadır. Bu yürümeyen şeyler nasıl düzeltilebilir? Tabi ki ya iktidar kendisi uygulamalarını düzeltecek ya da bu işlere el atmak üzere yeni bir iktidar gelecek yani bir iktidar değişikliği olacaktır. Muhalefet Partilerinin erken seçim istemelerini elbette ki haklı bir talep olarak görüyorum. Çünkü işin doğası gereği muhalefet en erken nasıl iktidara geleceklerse ona göre siyasi taleplerde bulunmakta ve ona göre söylemler geliştirmektedir.

Serhat Yaşam: Ana muhalefet partisi CHP Son dönemde iktidara karşı etkili bir muhalefet yapabiliyor mu?

Av. Onur Bayraktar: Döviz kuru artışı, zamlar ve diğer faktörler şu anda muhalefet partileri için  fiziki şartları oluşturmuş durumdadır. Ancak sadece ana muhalefet için değil tüm muhalefet partileri için söylüyorum, bu durumu yeterince kullanamıyorlar. Ya ellerindeki insan ve zihin gücü buna yetmemekte, ya medya gücü ellerinde değil ya da bunların da içinde olduğu bir çok faktör var.

Bir de söylemeden geçemeyeceğim. İktidarın şöyle bir huyu gelişti ve bunu etkin ve tehlikeli bir şekilde kullanıyorlar. Her muhalif söylemi, muhalefetin her talebini, toplumsal eylem taleplerini ve çağrılarını yasadışı ve kendilerine yönelik darbe hareketleriymiş gibi göstermektedirler. Oysa ki muhalefet ve siyaset sadece kürsülerden, seminer salonlarından, basın toplantılarından yapılmaz. Sokakta da yapılır ve bu anayasal ve uluslararası belgelerle korunmuş demokratik haklardandır. İktidar bu konuda çok becerikli, halkı sokağa eylem için çağıranlara kolayca terörist diyebiliyor, yargı içerisindeki uzantılarıyla da kitlesel soruşturmalar açtırabiliyor. Böyle tuhaf bir dönemden geçiyoruz.

 

Göz Atın

Ayhan Bilgen: Hedef kitlemiz muhalefete gitmeyen oy kitlesi

Kars eski Belediye Başkanı ve Türkiye’nin Sesi Partisi (SES)) Genel Başkanı Ayhan Bilgen, Siyasal Yaşam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir