Anasayfa / Gündem / İstanbul Barosu Başkanı: Biat etmeyiz, eğilmeyiz

İstanbul Barosu Başkanı: Biat etmeyiz, eğilmeyiz

Avukatlar, İstanbul Barosu’nun çağrısıyla yoğun bir katılım ile bugün Çağlayan Adliyesinde bir araya geldi.

Ak Parti’nin Meclis’e sunduğu, baroların yapısını ve seçim sistemini değiştirecek kanun teklifine karşı barolar eylemlerine devam ediyor.

Polis sık sık Covid-19 tedbirlerine uyulması anonsu yaptı. Polis barikatları nedeniyle alana girişte zorlanan avukatlar, “Feyzioğlu istifa’ sloganları attı. Mitingde konuşma yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, kanun teklifine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini belirterek, “Biz avukatız, biz biat etmeyiz, eğilmeyiz. Bu bizim demokratik hakkımız. Bu ülkenin avukatları olarak bu teklifin yasaya aykırılığını kanıtlayacağız” dedi.

Ak Parti’nin çoklu baro sistemini hayata geçirmek için hazırladığı düzenlemeyi bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunmasının ardından, İstanbul Barosu avukatlık yasası ve baroların yapısına ilişkin yapılması beklenen değişikliği protesto etmek için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde Savunma Mitingi düzenledi.

Miting sırasında İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu bir konuşma yaptı.

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu şöyle konuştu:

“Bu toplantı, ortak aklın toplantısıdır, bizimkisi bir haykırış, buradan Ankara’ya bir bilinç götüreceğiz. Genç meslektaşlarımızın ekonomik sorunları var, Covid süreci yaşadık üç ay adliyelerde neler çektiğimizi biz biliyoruz. Gelin bunu konuşalım. Yasanın ikinci maddesini uygulayamıyoruz. Kamu avukata yardım edecek deniyor, etmiyor, etmiyor. Gelin konuşalım. Dosya inceleyemiyoruz biz dosya. Saklıyorlar UYAP’a yüklemiyorlar. Savunma hakkı kısıtlandı. Niye onun avukatlığını yapıyorsun diye sorgulanıyor duruşmalarda avukatlar. Kimisi açlık grevinde kimisi ölüm orucunda avukatların. Hayatlarını değil, avukatlıklarını kaybedecekleri için direniyorlar. Adil yargılanmayı istiyor avukatlar. Bunları konuşalım. Yılda 6 bin stajyer yetiştiriyor bu baro. Biz yapmadık. Siz yaptınız. Gelin konuşalım. 14 bin hakim savcı aldınız. Şu mülakatı konuşalım mı? Gelin konuşalım. Siz siyaset yapıyorsunuz dediler bize. Bizimkisi siyaset değil de siyaset yapmanın suç olduğu tek bir ülke söyler misiniz bana? Onlarda siyaset yapıyorlar diye övünç duyuyorlar. Hukukçular siyaset konuşmasın istiyorlar. Sonuna kadar konuşacağız. Anlatamadık biz bu iktidarlar. Bizim yasamızın 75. ve 94. maddesi insan haklarına sahip çıkmamız gerektiğini söylüyoruz. Yumruğu kimin attığına bakmam ben. Benim işim bu. İnsan hakları mücadelesi vermek.

Karakollarda ne çektiğimizi biz biliriz. Karakollarda işkence omasın diye. Avukatlar susamaz. Avukatlar susarsa olmaz. Bunu bilmeli Ankara. 2010 Referandumu’nda yapmayın dedik, yargıyı FETÖ’ye teslim ediyorsunuz dedik. “FETÖ diyemezsiniz, Hocaefendi” dediler. Bu da bir FETÖ projesidir. Ergenekon örgütlediniz Balyoz ürettiniz. Biz bastık. Orayı bastık işte. O çadır tiyatrosuna gittik. Bedel d öder avukatlar bunu bilesiniz. Biz bunu söyledik size yapmayın dedik. Şimdi de yapmayın diyoruz. Bu ülkenin avukatları hiç Allah affetsin demedik şimdi gördüklerimizin karşılığı bu mu? Biz biat etmeyiz, boyun eğmeyiz avukatız biz. 30 Haziran 2020 bunu bir kenara yazın. Bu bir FETÖ projesidir. Yargının ele geçirildiği 2 sac ayağından sonra 3. sac ayağının da ele geçirilmesidir. Tarihe düşülmüş bir nottur bu.

Baro başkanları olarak Ankara’ya yürüdük. Baro başkanları Ankara’ya giremedi. Kanunsuz bir emirle durdurulduk. Bir baro başkanımız darp edildi. Önce yakıcı bir güneş, sonra şiddetle bir yağmur altında şemsiyelerin girişinin izin verilmediği, battaniyelere izin verilmediği, çay makinesinin bile içeri sokulmadığı saatler yaşadık biz. Zulümden bahsediyorum. Bir polis devletinden bahsediyorum. Biz buradan geri dönemeyiz. Bu ülkenin dirence ihtiyacı var, bunu en iyi uygulayacak bir ülkenin mensuplarıyız biz. Yurttaşların bu dirence ihtiyacı var. O direncin sahibi avukatlarıdır. Bunları hatırlatacağız onlara. Bu hakkımızı sonuna kadar kullanacağız onlara. Bu yapının uniter devlet yapısına aykırı olduğunu kanıtlayacağız. Teklif Meclis’e verildi. AKP’nin Meclis’te çoğunluğu da var.

Teklifin geçmemesi için demokratik haklarımızın hepsini kullanacağız. Burada başlayıp burada biten bir şey değil. Devam edeceğiz buna. Ama bilmedikleri bir şey var. Bunların yaptıklarının daha fecisini 12 Eylül’de darbeciler yapmış İstanbul Barosu’na. İstanbul Barosu’nun kapısına mühür vurmuşlardı. Hani darbeler kendi hukukunu oluşturacaklardı ya, hani onun önündeki en büyük engel avukatlardı ya. Onu gördükleri için önce İstanbul Barosu’nun kapısına kilit vurdular. Biz o dönemdeki başkanımızı şehit verdik. Sandılar ki böyle yaparsak avukatları sustururuz. Bambaşka bir gelişti İstanbul Barosu avukatlarında bir genetik kod gelişti. Mücadele kodu gelişti. Eğer kriz zamanlarında, yargıya tehdit savurulduğu zamanda avukatlar susarsa Orhan Apaydın’a kendilerini borçlu hissedeler. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Mücadele bizim genetik kodumuzdur. Yargı bağımsızlığı için, sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Göz Atın

İBB’den taksiciye de turizmciye de servisçiye de müjde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), önceki yönetim dönemlerinde alınan kararlardan dolayı mağdur duruma düşen taksici, turizm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir