Anasayfa / Yazarlar / Gazetecilik Suç Değildir, Çözümdür

Gazetecilik Suç Değildir, Çözümdür

Gazetecilik hiçbir zaman demokratik ülkelerde bir suç değil, bir çözüm olmuştur. Medyadan tek ses çıkmasını istiyorlar o da muktedirin sesi. Ama halkın sesi, susturulamaz, tekleştirilemez.

Gazetecilik suç değildir elbet. Görevi kamu gözcülüğü yapmak, yanlış giden işleri açığa çıkarmak, toplumu bilgilendirmek ve hakikati tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktır gazetecinin. Bu işi yaparken temel ilkeler çerçevesinde davranmakla yükümlüdür. Mesleğin birikimi bunu oluşturmuştur. İnsan haklarına saygılı, ihtirastan kurtulmuş olmalıdır. Hele ki, siyasilerle özdeşlik kurması en korkuncudur.

Bir gazeteci şeytanla söyleşi yapma olanağı bulursa, kaçırmaz. Burada toplum faydası vardır. Eğer kitleler şeytanı tanır, bilirse ona göre tutum takınır. Gazeteci her görüştüğü kişiyi sevmek zorunda değildir. Tersi de söylenmeli, birini çok sevdiği, değerli bulduğu için gerçeğin üstünü örtme hakkına da sahip değildir. Demek ki; gazetecileri ölçerken, bu nesnel değerlerle bakmalıyız meseleye. Yaptığı iş gazeteciliğe dâhil mi, değil mi, diye.

Uluslararası Af Örgütü’nün yayınladığı raporda,Türkiye basın özgürlüğüne yönelik uyguladığı baskılarla tüm dünyada kötü şöhretini korumayı sürdürüyor. Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre Türkiye en çok sayıda gazetecinin tutuklu olduğu ülke. Tüm dünyada mesleklerini yaptıkları için tutuklu bulunan gazeteciler, basın çalışanları ve yöneticilerinin üçte biri Türkiye’deki cezaevlerinde bulunuyor. Büyük çoğunluğu aylardır tutuklu bulundukları cezaevlerinde yargılanmalarının başlamasını bekliyor.

Özellikle 20 Temmuz 2016’da olağanüstü hal ilan edilmesinin ardından basın özgürlüğüne yönelik baskıda ciddi bir artış var. Baskıların hedefinde tüm basın kollarından farklı görüşlere sahip muhalif gazeteciler yer alıyor. OHAL ilan edilmesinden bu yana 120’den fazla gazeteci ve basın çalışanı yargılanmak üzere tutuklandı. Binlerce basın çalışanı 160’tan fazla kuruluşun kapatılmasıyla işsiz kaldı. Artık gazetelerde ve gündem tartışma programlarında muhalif seslere neredeyse hiç yer verilmiyor.

Özgür basın çoğulcu bir toplumun olmazsa olmazıdır. Bilgi arama ve bilgi edinme hakkını da içeren ifade özgürlüğü hakkının bir parçasıdır. Basın ancak özgür olursa farklı görüşleri dinleyebilir, farklı kaynaklardan ve bakış açılarından bilgi edinerek dünya görüşümüzü şekillendirebiliriz. Basın ancak özgür olursa her alanda gücü elinde bulunduranları sorgulayabilir, hesap vermelerini sağlayabiliriz.

Göz Atın

Bizde Bilirdik Memleketimizde Yaşamısını..!

İnsan doğduğu yerimi yoksa insanın doyduğu yermi? İnsan doğduğu yerde 7 yaşına kadar yaşayıp, 70 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir